ERDEBİLDE SUZAN SUZİ (Gerçek Hikayesi)


Bu makale 2013-10-30 11:53:30 eklenmiş ve 16254 kez görüntülenmiştir.
Halit ÖTÜK

Tarihi Erdebil Köşkünün resmi açılışı 23.Mayıs.2008 tarihinde yapıldı. 

Vakıflar Genel Müdürlüğünün,Diyarbakır Tanıtma ve Kültür Vakfına tahsis ettiği bu güzel mekan, Kültür Evi olarak kullanılacak bundan böyle.Böylelikle Vakfın elle tutulur somut bir projesi daha hayata geçirilmiş oldu. Gazi Köşkünün(SEM'AN KÖŞKÜ) bu köşkten esinlenerek inşa edildiği söylenmektedir. Zira bu iki köşk , Mimari yapıları itibariyle birbirinin ikizi gibidir.  Bir tarafta Dicle Vadisi,  Efsel Bahçeleri ve nehir, Bir tarafta Kırklar Dağı, Bir tarafta kentin surlarla çevrilmiş sülieti, yanıbaşında On Gözlü Köprü olmak üzere doyumsuz bir görüntü.

Erdebil Köşkü, Diyarbekir'in bir terasıdır adeta. Millattan sonra 512 yılında Bizans İmparatoru 1. Anastatias o zamanki kent halkının, Kırklar Dağının üstünde bulunan, Kırklar Kilisesine gidip gelmesini kolaylaştırmak amacıyla ON GÖZLÜ KÖPRÜ' nün inşasını başlatır. Köprünün inşaatı uzun süreceğinden, işçilerin konaklamasını temin maksadı ile, hemen yanıbaşında,şimdiki ERDEBİL KÖŞKÜ'nün yerinde bir mekan inşa eder,  günümüzün şantiye binası gibi bir şey. Daha sonraki zamanlarda İslam yönetimleri sırasında, Gerek ON GÖZLÜ KÖPRÜ ve gerekse ERDEBİL KÖŞKÜ onarım ve değişikliklere uğrar ve Şimdiki halini alır.  

Diyeceksinizki ! Erdebil Köşkü ile Suzan Suzi' nin ne alakası var hani o ünlü türküde ismi geçen Suzan'ın. Erdebil Köşkünün terasında oturup da,  Kırklar dağının yamaçlarını,

Dicle Nehrini, On Gözlü Köprüyü seyreden kadim bir Diyarbekirlinin Aklına düşmezmi Suzan İle Nakif 'in hüzünlü sonları.......

Nakif genç ve yakışıklı bir Diyarbekir delikanlısıdır.

Aynı zamanda tarımsal ilaçlama yapanh halk arasında PIR.... PIR .. diye adlandırılan uçaklarda Pilot olarak çalışmaktadır................

Bir Balo yapılır o tarihte kentte. Nakif ile sevdiği kız Suzan da o gece balodadırlar, dans ederler ,eğlenirler. Gecenin sonunda Nakif'in taksisi ile hava alıp gezmek ister gençler. On Gözlü Köprüyü geçerler, Kırklar Dağının yamaçlarında Nakifin taksisi Dicle'ye uçar, Suzan ile Nakif Dicle nehrinde boğulurlar.  Bu olay Diyarbakır'da büyük bir etki yaratır. Severek dinlediğimiz bu hüzünlü "Kırklar Dağının Düzü " türküsünün gerçek öyküsü budur.  Son zamanlarda bazı romancıların ve öykü yazarlarının  çeşitli versiyonlarla süsleyerek Kırklar Dağı Efsanesinin içine yerleştirdikleri Medyatik Suzan Suzi, bu bizim Suzan Suzi değil sevgili okuyucular.

Taklitlerinden sakınınız.......!

Bir Sıcak Temmuz akşamında Erdebil Köşkünün terasında yemekteydik.  Tesadüf... o akşam Celal Güzelses Musiki Cemiyetinin müzik programına denk geldik. Diyarbakır Peşrevinin hemen arkasından  "Kırklar Dağının Düzü" türküsünü söylemeye başladılar  Yani Suzan Suzi Türküsünü. Bir kaç masa ilerimizde arkadaşları ile oturan bir Hanım'ın ağladığını gördüm. Türkü bitinceye kadar gözyaşlarını sildi durdu. Daha sonra yine doğal neşesine döndüğünü gözlemledim. Bu sahne beni derinden etkilemişti. Yaklaşık elli yıldan fazla bir süredir söylenen bu türküden, Bu Hanım'ın bu kadar etkilenmesi, Ailesinden birini hatırlatmış olduğu ile izah edilebilir ancak. Belki Annesi veyahut Babası bu türküyü severek dinlemişlerdi bir zamanlar. Belkide Suzanın veya Nakifin uzaktan bir yakınıydı bu hanım.Kimbilir.

Orhan Veli boşuna dememiş....

AĞLASAM SESİMİ DUYARMISINIZ,

MISRALARIMDA;

DOKUNABİLİRMİSİNİZ ,

GÖZ YAŞLARIMA ELLERİNİZLE

 

BİLMEZDİM ŞARKILARIN BU KADAR GÜZEL

KELİMELERİNSE KİFAYETSİZ OLDUĞUNU

BU DERDE DÜŞMEDEN ÖNCE.

 

Gerçekten de insan şarkıların bu kadar güzel olduğunu, kelimelerin kifayetsizliğini  bir derde düşünce anlıyor. Bu dert her insandan her insana göre'de değişiyor.

Bu bir ayrılık acısı olabilir,

Bir umutsuz sevda olabilir,

Bir ölüm ayrılığı. 

İnsanoğluna dertmi yok

Seç seçebilirsen

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
kırklar dağı
ela 2014-05-13 14:20:09
Diyarbakır'ın güneybatısında, Dicle Nehri kenarında, Kırklardağı vardır. Bu Kırklardağı'nın arkasında Kırklar Ziyareti vardır. Çocuğu olmayanlar, buraya gelip dilek dilerler.

Bir Süryani zengin ailenin de hiç çocukları olmuyormuş. Kadın, Kırklar Ziyareti'ne gelip dilek dilemiş, adak adamış. Bir kızı doğmuş. Adını Suzi (Suzan) koymuşlar. Her yıl doğum gününde, annesi onu süsler, giydirir ve Kırklar'a götürerek, bir kurban kestirirmiş. Suzan böylesine bin nazlarla büyüyüp, güzel bir genç kız olmuş. Müslüman komşularının oğlu Adil'le, birbirlerine aşık olmuşlar. Yine bir doğum yıl dönümünde, annesi Suzi'yi, hizmetçilerle beraber kurbanını kesmek üzere, Kırklar Ziyareti'ne göndermiş. Arkalarından habersizce Adil de gelmiş. Hizmetçilerin kurban kesme telaşından yararlanan Suzi, Adil'le beraber, dağın arkasına dolanmışlar ve orada sevişmişler. Kırklar Ziyareti, bu beraberliği bağışlamamış ve ziyaret Suzi'yi çarpmış. Kız On Gözlü Köprü'nün orada, Dicle'de boğularak ölmüş. Suzi'nin ölümünden sonra, Adil de akıl yitirmiş zavalıcık
suzan suzi
aziz kadri 2014-01-31 09:22:34
halk kahramanını nasıl görmek isterse öyle düşünür .. kulaktan kulağa da öyle fısıldar..öykünün gerçek aktarımı tam 4/4 lük olmasada gerçeğe en yakın 100/80 i doğru aktarılmıştır geriye kalanı öykü kahramanlarının özelidir..eksikleriyle beraber öykünün yaşanılmışı aktarildığı gibidir...
TEŞEKKÜRLER NİZAMİ OĞRAL PAMUKÇU BEYİ
HALİT ÖTÜK 2013-12-17 02:37:27
Bendeniz büyüklerimden vede özellikle Abdulsettar Hayati Avşarın anlatımlarından hareketle bu hususu yazmak ihtiyacı hissettm.Sizden yaşcada küçüğüm.Canı bir tanık olmanız çok önemli..Zira son zamanlarda gerçekleri tahrif ederek bir kültür erozyonu oluşturmak isteyenler sizin bu beyanlarınıza ne cevap verecek bilemiyorum.Yine susacaklar..
HALİT ÖTÜK BEY'İN ANLATTIĞI GERÇEK ÖYKÜDÜR.
Nizami Oğral Pamukçu 2013-12-15 12:39:53
Selam,
Bendeniz 1937 Diyarbakır doğumluyum. Halit Bey'in anlattığı (ÖYKÜ DEĞİL) OLAY'dır. Bizzat şahidiyim. Suzan Hanımların oturduğu ev Ulucami'nin tuvaletlerine giriş kapısının karşı sırasında, dönemeçin yayı üzerindeydi. Olay günlerinde o evdeki feryatlar sokağa taşmaktaydı. Çünkü biz de o mahallede oturuyorduk.
Bilvesile saygilarimla...
suzann
diyar 2013-12-08 19:15:02
Diyarbakır'ın güneybatısında, Dicle Nehri kenarında, Kırklardağı vardır. Bu Kırklardağı'nın arkasında Kırklar Ziyareti vardır. Çocuğu olmayanlar, buraya gelip dilek dilerler.

Bir Süryani zengin ailenin de hiç çocukları olmuyormuş. Kadın, Kırklar Ziyareti'ne gelip dilek dilemiş, adak adamış. Bir kızı doğmuş. Adını Suzi (Suzan) koymuşlar. Her yıl doğum gününde, annesi onu süsler, giydirir ve Kırklar'a götürerek, bir kurban kestirirmiş. Suzan böylesine bin nazlarla büyüyüp, güzel bir genç kız olmuş. Müslüman komşularının oğlu Adil'le, birbirlerine aşık olmuşlar. Yine bir doğum yıl dönümünde, annesi Suzi'yi, hizmetçilerle beraber kurbanını kesmek üzere, Kırklar Ziyareti'ne göndermiş. Arkalarından habersizce Adil de gelmiş. Hizmetçilerin kurban kesme telaşından yararlanan Suzi, Adil'le beraber, dağın arkasına dolanmışlar ve orada sevişmişler. Kırklar Ziyareti, bu beraberliği bağışlamamış ve ziyaret Suzi'yi çarpmış. Kız On Gözlü Köprü'nün orada, Dicle'de boğularak ölmüş. Suzi'nin ölümünden sonra, Adil de aklını yitirmiş.
İlginç!
umran 2013-10-31 12:32:08
Bu hikaye çok çok farklı şekillerde anlatıldı ,sizden okuyunca gerçeğinden son derece uzak olduğu anlaşılıyor. Sıkı bir takipçinizim,hevesle hikayelerinizi bekliyorum :) Selamlar.
Hüzünlü Türkü
Erol SEVİNDİR 2013-10-30 19:39:50
Ben de türkünün hikayesini farklı okuyan ve bilenlerdenim. Sanki kadim diyara bizim okuduğumuz türkünün hikayesi daha denk geliyordu. Adil ile Suryani Suzan'ın hikayesi. Adil'in Kırklar dağı'nda kurban kesen zengin Suryani ailenin kızını gönüllü olarak kaçırması ve Dicle'de aşklarını sulara gömmeleri. "Suzan Suzi" türküsü çok içlidir. Sadece Diyarbekr'de dinlenmez. Her yerde büyük hüzünle dinlenir. Bence en dokunaklı ve en şöhretli türkülerdendir. İstanbul'da çok gecelerde, çok şehirli bayanların türkünün icrasını istedikleri sonra da hüzünlendikleri-ağladıklarına şahidim. Bence kadim şehrin iyi ve büyük bir mirasıdır.
Selam.
Erol SEVİNDİR 2013-10-30 19:33:07
Ben de türkünün hikayesini farklı okuyan ve bilenlerdenim. Sanki kadim diyara bizim okuduğumuz türkünün hikayesi daha denk geliyordu. Adil ile Suryani Suzan'ın hikayesi. Adil'in Kırklar dağı'nda kurban kesen zengin Suryani ailenin kızını gönüllü olarak kaçırması ve Dicle'de aşklarını sulara gömmeleri. "Suzan Suzi" türküsü çok içlidir. Sadece Diyarbekr'de dinlenmez. Her yerde büyük hüzünle dinlenir. Bence en dokunaklı ve en şöhretli türkülerdendir. İstanbul'da çok gecelerde, çok şehirli bayanların türkünün icrasını istedikleri sonra da hüzünlendikleri-ağladıklarına şahidim. Bence kadim şehrin iyi ve büyük bir mirasıdır.
Toplam 8 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
Döviz Kurları
Arşiv Arama
- -
Anket
Amedin Sesi | Diyarbakır Haber | Diyarbakırın Tarafsız Haber Sitesi
© Copyright 2013 Amedinsesi.org. Tüm hakları saklıdır. Bu site Gazi SOFT haber yazılımı alt yapısı ile yapılmıştır.
GÜNDEM
Kadına Şiddet
Anayasa Haberleri
Trafik Kazaları
Yerel Seçimler
SPOR
Diyarbakırspor
Spor Haberleri
Basketbol Haberleri
Şampiyonlar Ligi
SİYASET
BDP
AKP
CHP
Siyaset Haberleri
EĞİTİM
Eğitim Haberleri
Eğitim Bakanlığı
A.Ö.L.
Eğitim Portalı
DÜNYA
Avrupa Haberleri
Amerika Gündemi
Suriye İç Savaş
Arıkan Meselesi