Dicle Vadisi projesi açık bir doğa katliamı

Dicle Vadisi Projesi kapsamında Hevsel bahçelerinde ağaç kesimine başlanmasına tepki gösteren KCK Yürütme Konseyi üyesi Rotinda Engin, bunun bir doğa katliamı olduğunu belirterek başta çevreciler olmak üzere duyarlı herkesi Kürdistan doğasına sahip çıkmaya çağırdı.
Bu haber 2014-02-20 09:15:29 eklenmiş ve 8140 kez görüntülenmiştir.

Çevre ve Orman Bakanlığının izniyle Çevre Şehir İl Müdürlüğü ve Dicle üniversitesi rektörlüğünün işbirliğiyle yapımına başlanan Dicle Vadisi Projesi kapsamında, çevreye zarar verdiği gerekçesiyle Amed’in tarihi Hevsel bahçelerinde on binlerce ağacın kesilmesine yol açacak olan ‘piknik alanı’ projesini "açık bir doğa katliamı” olarak tanımlayan Rotinda Engin, “Kuzey Kürdistan’da yıllardır açık veya örtülü doğa katliamı yapılmaktadır” dedi.

Hevsel bahçelerinde yapılanın bir ilk olmadığını, Kuzey Kürdistan’da Dersim, Amed, Botan başta olmak üzere bütün bölgelerde sözde güvenlik gerekçesiyle ormanların yakıldığını ve ağaç kesiminin yapıldığını kaydeden Engin, “Amed’in altmış bin dönümlük arazisinde en büyük ormanlık alanın bu şekilde katledilmesi suçtur” şeklinde konuştu.

Engin şöyle dedi: “Güvenlik nedeniyle birçok baraj yapılmaktadır. Bu barajlarla insanlık tarihi sular altında kalacak, bölgenin doğal dokusu tahrip edilecek. Yine bu temelde birçok yerde HES projeleri planlanmaktadır. Geçmişte birçok köy devletin yine aynı özel güvenlik politikalarının sonucunda yakılıp yıkılarak boşaltıldı. Kültürel dokuyu bozan bu doğa katliamlarıyla bölgede üretim alanları daraltıldı, hayvancılık ve çiftçilik yapma imkanları neredeyse kalmadı. Birçok insan bu nedenle göç etmek zorunda kaldı. çevreye zarar veriyor, ‘halk için park yapacağız’ gibi söylemler inandırıcı değildir.”

AKP YENİ RANT ALANLARI AÇIYOR

Ağaç kesiminin projenin ismiyle bile çeliştiğini çünkü piknik için ormanlık araziye ihtiyaç olduğunu söyleyen Rotinda Engin, asıl amacın rant alanı oluşturmak için ormanlık alanın betonlaştırılması ve ekonomik çıkar sağlamak olduğunu söyledi. Hevsel bahçelerinde de Gezi benzeri bir siyaset izlendiğine dikkat çeken Engin, Hevsel bahçelerinde oluşan bataklığın kurutulması projesi için öneri yapan Dicle üniversitesi rektörlüğünün tutumunu ise hem suçlu olanın iyilik meleğine soyunması şeklinde değerlendirdi.

Engin, devamla şöyle konuştu: “‘Amed halkı için piknik yeri yapacağız. Bataklık toplum sağlığa zarar veriyor’ gibi gerekçelerle kendilerini gizlemek istiyorlar. Bataklığın oluşmasına yol açan da Dicle üniversitesinin rektörüdür. Dicle Üniversitesi’ne bağlı su arıtma tesislerinden bilinçli bir şekilde ormanlık alana akıtılan atık su, bataklığa yol açmaktadır. Bunun gerekçe haline getirilerek ormanların kesilmesi şuna benziyor: Hem hırsız olacaksın hem de ev sakinlerine sizin iyiliğiniz için yapıyorum diyeceksin. Buna kim inanır! AKP hükümetinin Çevre ve Orman Bakanı’nın izniyle Çevre Şehir İl Müdürü ve Dicle üniversitesi rektörünün işbirliğiyle gerçekleştirdiği Dicle Vadisi Projesi doğa ve binlerce canlının katliamını hedefliyor. Bazı müteahhitler de bu ranttan pay kapma peşindedir.”

HEVSEL BAHÇELERİ AMED’İN TARİHSEL VE KÜLTÜREL DOKUSU

 “Altmış bin dönümlük bu ormanlık arazi Amed’in akciğerleri olan Hevsel  bahçelerinin bir parçasıdır” diyen KCK Yürütme Konseyi üyesi, “Amed’in Hevsel bahçelerinde kavak ağaçları ve özellikle kara söğütler bulunuyor. Bunlar oradaki eko-sistemin önemli parçalarıdır.  Bu eko-sistemde yüzlerce canlı türü yaşıyor. Bu projeyle bu canlı türlerinin yaşamlarına son vermek istiyorlar. Hevsel Bahçeleri bin yıllık bir geleneğe sahiptir. Bu gelenek Amed halkının tarihsel- kültürel dokusunu ifade etmektedir" ifadelerini kullandı.

Roboski’de güvenlik gerekçesiyle doğa tahrip edilerek yol yapıldığına, Rubarok beldesinde aynı sebeple yüzlerce ağaca zarar verilerek ‘sınıra’ tel örgü çekildiğine, Urmiye gölünün baraj yapımı nedeniyle neredeyse kuruma noktasına geldiğine dikkat çeken Rotinda Engin, şunları söyledi:  “Kültürel soykırımdan biran olsun vazgeçilmediği anlaşılıyor. Bu nedenle barajlar, HES’ler yapılmakta, binlerce ormanlık arazi kesilerek ya karakollar inşa edilmekte ya da rant amaçlı alanlar açılmaya çalışılmaktadır. Bu bir işgaldir”

Engin konuşmasını şu şekilde sürdürdü: “Aynı zihniyete sahip olan devlet politikalarının Kürdistan’a sistematik olarak uyguladığı kültürel bir soykırım var. Çünkü bahsedilen tüm bu alanlar Kürdistan’ın kültürel dokusunu, tarihini ifade etmektedir. Bu hem ekonomik hem de kültürel bir işgaldir. Halkın değerlerine pişkince yapılan saldırılardır. Bu saldırılara son verilmeyeceği ve bu katliamların Roboski’de, Şemzinan’a bağlı Rubarok’da, Amed’te, Doğu Kürdistan’ın Urmiye kentinde ve daha birçok yerde bu doğa katliamlarında ısrar edileceği anlaşılıyor.”

EKO-SİSTEME YÖNELİK SALDIRILARA KARŞI KONULMALDIR

Paradigmalarının üç temel ayaklarından birisinin ekoloji olduğuna dikkat çeken KCK Yürütme Konsey üyesi Rotinda Engin, şunları ifade etti: “Bilindiği gibi özgürlük hareketimizin paradigması demokratik, ekolojik, kadın özgürlüğüne dayalıdır. Paradigmamız demokratik toplum inşası ile ekolojik bir yaşamı kadın öncülüğünde yaşamsallaştırmayı esas alıyor. Bu üçayak üzerinden demokratik ulusun zihniyeti ile halkımızın konuşacağı, tartışacağı ve öz yönetimini geliştirerek demokratik ulusu inşa edeceği bir sistemin gelişmesi gerekiyor.  Bu olursa kadın her yönüyle yaşama rengini vererek yaşadığı toplumu demokratik ve ekolojik bir yapıya kavuşturabilir. Böylesi yapılarda da refleksler sürekli diri tutularak doğal yaşama karşı olan bağlılık, yaşamın akışı haline gelir. Bu akış toplumcu özü açığa çıkartarak insanların insan ve doğa üzerindeki tahakkümcü zihniyetini değiştirip özgür yaşam alanları yaratacaktır. Yaratılan bu özgür yaşam da kendisi ile birlikte eko-sistemi oluşturacaktır. Böylelikle Kürdistan doğası kadınla yeniden canlanacaktır.”

HEVSEL İÇİN DİRENİŞ ÇAĞIRISI

Hareket olarak Kürdistan’ın doğal kaynaklarına ve eko-sistemine yönelik saldırıları durdurmak için her türlü mücadeleyi yürüteceklerini ifade eden Rotinda Engin, Mezopotamya Ekoloji Hareketi’nin bu projeye karşı verdiği mücadeleyi çok anlamlı bulduklarını söyleyerek duyarlı herkesi bu mücadeleye katılmaya çağırdı. Engin son olarak şunları kaydetti: “Bu mücadeleye toplumun tüm kesimlerinin katılması önemlidir. Mezopotamya Ekolojik Hareketi aktivistlerinin yürüttüğü mücadeleye de büyük bir anlam biçiyoruz. Tüm ekolojik çevrelerin, hayvan severlerin Amed’te yaşanan bu doğa katliamına karşı ortak mücadele etmesi gerektiğini düşünüyoruz. Gezi eylemine katılan tüm çevrelerinde bu katliama karşı duyarsız kalmaması, Amed halkıyla birlikte bin yıllık geleneğe sahip olan Hevsel bahçeleri etrafında kenetlenmesini bekliyoruz. Amed halkının da başta kadınlar, gençler olmak üzere yaşanan bu doğa katliamına karşı seslerini daha fazla yükselteceklerine, yaşam alanlarını gözbebeği gibi koruyacaklarına ve sonuç alınıncaya dek mücadelelerini sürdüreceklerine inanıyorum.”(ANF)

ETİKETLER :
Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer DİYARBAKIR haberleri
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
Döviz Kurları
Arşiv Arama
- -
Anket
Amedin Sesi | Diyarbakır Haber | Diyarbakırın Tarafsız Haber Sitesi
© Copyright 2013 Amedinsesi.org. Tüm hakları saklıdır. Bu site Gazi SOFT haber yazılımı alt yapısı ile yapılmıştır.
GÜNDEM
Kadına Şiddet
Anayasa Haberleri
Trafik Kazaları
Yerel Seçimler
SPOR
Diyarbakırspor
Spor Haberleri
Basketbol Haberleri
Şampiyonlar Ligi
SİYASET
BDP
AKP
CHP
Siyaset Haberleri
EĞİTİM
Eğitim Haberleri
Eğitim Bakanlığı
A.Ö.L.
Eğitim Portalı
DÜNYA
Avrupa Haberleri
Amerika Gündemi
Suriye İç Savaş
Arıkan Meselesi